Tarım Sözlüğü

A B C Ç E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

A

ADI Acceptable Daily Intake teriminin kısaltması. Bir etkili maddenin insanlar tarafından günlük olarak alınmasında sakınca görülmeyen azami miktar. Günlük Alınabilir Azami Doz. 1 kg vücut ağırlığı başına mg olarak ifade edilir. Örneğin: 0.1 mg/kg vücut ağırlığı (0.1 mg/kg bw). Akropetal Bir pestisitin, uygulandıktan sonra bitki içerisine nüfuz ederek aşağıdan yukarıya doğru hareket etmesi. Topraktan, daldırma ya da tohum ilacı olarak uygulandığında kökler tarafından emilerek toprak üstü organlarına taşınması, yapraktan uygulandığında ilacın ulaşmadığı üst organlara taşınması ya da yeni gelişen organlara taşınması şeklinde olur. Bu etki, ilacın uygulama şekline ve etkili maddeye göre değişiklik gösterir. Örneğin, yapraklardan uygulandığında sistemik etkili olmayan Thiodicarb, köklerden ya da tohumdan uygulandığında sistemiktir ve akropetal (aşağıdan - yukarıya) olarak taşınır. Aktif madde Zirai mücadele ilaçlarının içinde bulunan ve asıl biyolojik etkinliği sağlıyan kimyasal madde. Etkili madde, etken yada etkin madde olarak da isimlendirilir (Active Ingredient). Akut Ani, çabuk. Zirai mücadele ilaçlarının uygulamadan sonraki etki hızını ya da ilaçlardan kaynaklanan zehirlenmelerde, zehirlenmenin şeklini ifade eder. Biyolojik etkinin uygulamadan hemen sonra ortaya çıkması akut etki şeklinde belirtilir. Örneğin, DDVP etkili maddeli ilaçlar yüksek akut etkiye sahiptirler, buna karşın kalıcı (Rezidüel, Residüel) etkileri yoktur. Zehirlenme olaylarında akut etki denince, bir etkili maddeye bir kez maruz kalınması durumunda ortaya çıkan zehirlilik anlaşılır. Ağızdan Akut LD50 > 2000 mg/kg gibi. Alkali pH değerinin nötr=7 değerinin üstünde olma durumu. Su, toprak, formülasyon vb tüm kimyasal formlar için kullanılır. Antagonistik, Antogonostik Birbiri ile karıştırılan iki ilaçtan birinin ya da her ikisinin diğerinin etkisini azaltması ya da ortadan kaldırması. Örneğin FOP ya da DIM grubu herbisitlerden birinin pamukta Pyrithiobac-sodium ile birlikte kullanılması durumunda FOP ya da DIM grubundan olan herbisitin biyolojik etkinliğinin düşmesi durumu (Antogonism). Antidot Bir zehirin etkisini ortadan kaldıran kimyasal madde, Panzehir. Örneğin, organik fosforlu ilaç zehirlenmelerinde Atropin Sülfat isimli antidot yaygın olarak kullanılır. Asidik pH değerinin nötr=7 değerinin altında olma durumu. Su, toprak, formülasyon vb tüm kimyasal formlar için kullanılır. Atomizör İlaçların hava basıncı yardımıyla pülverizatörlere kıyasla daha küçük zerrelere bölünmesini sağlayan ve bu sayede daha düşük miktarda su ile daha fazla alanı ilaçlayabilen ilaçlama aletleri. Sırtta taşınabilen ve traktöre monte edilenleri vardır. Düşük hacim (Low-Volume) ilaçlamalarda kullanılır. Atropin sülfat Bir çeşit antidot, panzehir. Organik fosforlu ilaç zehirlenmelerinde yaygın olarak kullanılır. Auxin Bitkilerde büyüme ve gelişmeyi teşvik eden hormonların genel adı. Örneğin, IAA (Indole-3-acetic acid).

B

Bağışıklık Bkz. Direnç. Bakiye Kalıntı, rezidü (Residue). Bir etkili maddenin, uygulama sonrasında tarım ürünleri üzerinde belirli bir süre ölçülebilir miktarlarda bulunması durumu. Basipetal Bir pestisitin, uygulandıktan sonra bitki içerisine nüfuz ederek yukarıdan aşağıya doğru hareket etmesi. Yapraktan uygulanan bazı ilaçlarda görülen bir sistemik hareket türüdür. Az sayıda ilaç bu tip etkiye sahiptir. En önemli örneği Fosetyl-Al'dir. Bu etkili madde yapraklardan uygulandığında, bitki içerisinde yukarıdan aşağıya doğru çok hızlı hareket ederek en ince kılcal köklere kadar ulaşır. Fosetyl-Al aynı zamanda akropetal olarak da hareket eder. Bu nedenle çift yönlü sistemik olarak nitelendirilen nadir örneklerden biridir. Baskı Bkz. Yan etki. Bazik Alkali özellikte olan. pH değeri 7'den yüksek olan. Bekleme süresi Son uygulama ile hasat arasında geçmesi gereken süreyi ifade eder. Gün olarak belirtilir. Örneğin bekleme süresi 3 gün olan bir ilaçta, hasattan en erken 3 gün önce uygulamanın kesilmesi gerekir, aksi halde üründe tolerans (MRL) değerinin üzerinde ilaç kalıntısı çıkma riski doğar. PHI(Pre Harvest Interval) olarak da ifade edilir. BGD Bitki Gelişim Düzenleyicisi'nin kısaltması. Örneğin, gibberellik asit, GA3. PGR (Plant Growth Regulator) olarak da ifade edilir. Biyosentez Canlıların hayatiyeti için gerekli olan protein gibi oluşumların, canlı organizmalar içinde enzimler yardımıyla meydana gelmesi olayı (Biosynthesis). Biyostimulant Bitkilerde büyüme ve gelişmeyi teşvik eden biyolojik orijinli maddeler (Biostimulant). Bordo bulamacı Bakır sülfat (göztaşı) ve sönmüş kireç karışımından meydana gelen bitki koruma ürünü. Günümüzde uygulamaya hazır BORDOCAN gibi preparatların kullanımı yaygındır. Bulamaç WP (suda ıslanabilir toz) formülasyonlu ilaçların bir miktar su ile karıştırılmasıyla meydana gelen konsantre çözelti.

Ç

Çimensi Dar yapraklı. Graminae (Buğdaygiller) familyasına ait kültür bitkileri ya da yabancı otlar için kullanılır. Çok yıllık Hayatiyetini 2 yıldan daha fazla sürdüren bitkiler için kullanılan bir terim. Örneğin Elma. Çözelti Eriyik, solüsyon (Solution). İki veya daha fazla maddenin homojen olarak karışmış hali. Örneğin, şekerli su. Çözücü Solvent. İlaç formülasyonlarında teknik maddeyi eriterek formüle etmek amacıyla kullanılır. Örneğin, ksilen (Xylen).

D

Damla sulama Kültür bitkilerinin, sıralar arasına yerleştirilen borulardaki memelerden su damlatılarak sulanması yöntemi. Defolyant Yaprak dökücü (Defoliant). Makinalı hasat yapılan pamuk tarımında yaygın olarak kullanılırlar. Değme etkisi Temas etkisi, Kontakt etki. İlaçların etki şeklinin belirtmekte kullanılan bir deyimdir. Örneğin, bazı insektisitler uygulandıktan sonra, ilaç zerreleri böceklerin deri ya da kütikülası tarafından emilir ya da ilaçla kaplanmış bitki organlarında gezinen böcekler yine aynı etkiye maruz kalırlar. Bu durum, ilacın değme-temas-kontakt etkili olduğunu gösterir. Örneğin, Deltamethrin gibi. Dekompoze Bozunma, ayrışma. İlaçların içinde bulunan etkili maddenin, mikroorganizmalar, UV ışığı, hidroliz vb etkenlerle moleküllerine ayrılarak etkinliğini yitirmesi. Direnç Dayanıklılık, rezistans (Resistance). Böcek, kırmızı örümcek, fungus, yabancıot vb organizmaların bir ya da birden fazla etkili maddeye karşı dayanıklı hale gelmesi durumu. Genetik yolla ortaya çıkan ve karmaşık mekanizması olan bir olaydır. Bir tek etkili maddeye karşı gelişen durum direnç (Rezistans-resistance), birden fazla etkili maddeye karşı gelişen durum çapraz direnç (Cross-resistance) olarak ifade edilir. Örneğin, yabani yulafta FOP grubuna karşı gelişen dayanıklılık çapraz-direnç gelişmesine bir örnektir. Doğal düşman Bitki zararlıları üzerinde beslenen böcek ya da akarlar için kullanılan ortak isim. Yararlı. Parazitoid ve predatörlere verilen genel isim. Doz Biyolojik etkinliği sağlayan miktar (Dosage). Birim alana uygulanan etkili madde ya da preparat olarak ifade edilir. Örneğin, 250 ml/da (dekara 250 ml).

E

Entegre mücadele Zirai mücadelede, kimyasal mücadele yanında kültürel tedbirler ve biyolojik mücadele araçlarının birlikte değerlendirilmesi ve gerekmedikçe kimyasal mücadeleye başvurulmaması en azından kimyasal kullanımının en alt düzeye indirilmesini amaçlayan bir kavram. Entegre mücadelede, zararlıların doğal düşmanlarına zararsız ya da en az zararlı olan kimyasalların kullanımı esastır. Eradikan Yok edici, etkileri ortadan kaldırıcı (Eradicant). Ergesterol Bazı fungusların hücre zarında bulunan ve onun akışkanlığını ve işlevini düzenleyen molekül. Ergin Bitki zararlılarının son hayati dönemlerine verilen isim (Adult). Eriyik Bkz. Çözelti. Etkili madde Bkz. Aktif madde. Etmen Bitki hastalıklarına neden olan fungus, bakteri, virüs vb organizmalar için kullanılan bir terim.

F

Fauna Belirli bir bölge ya da zaman dilimi içindeki hayvansal organizmaların tümünü ifade etmek için kullanılır. Bitkilerdeki flora deyimine karşılık gelir. Faydalı Bitki zararlıları üzerinde beslenen böcek ya da akarlar için kullanılan bir terim. Yararlı. Parazitoid ve predatörlere verilen genel isim. Fenoloji Bitkilerde gelişme dönemleri. Çiçeklenme, meyve tutumu, olgunlaşma vb dönemler, fenolojik dönemlerdendir. Fitotoksisite Bir kimyasalın hedef organizmalar yanında kültür bitkileri üzerinde de zararlı olması durumu (Phytotoxcicity). Floem Soymuk borusu. Bitkilerdeki iletim demetinin bir elemanı. Yapraklarda meydana gelen fotosentez ürünlerini (Asimilatlar) ve basipetal hareket eden sistemik ilaçları taşırlar. Flora Belirli bir bölgede yetişen bitkilerin ortak adı. Bitki örtüsü. Hayvanlar için kullanılan fauna deyimine karşılık gelir. Formülasyon Belirli miktarda (Safiyette) etkili madde içeren teknik maddenin kullanıma hazır hale getirilmiş çözeltisi. EC, WP, SL vb çok sayıda çeşidi vardır. Fotosentez Asimilasyon, özümleme. Bitkilerin güneş ışığı ve karbondioksit yardımıyla enerji ihtiyaçları için gerekli karbonhidratları meydana getirmesi olayı (Photosynthesis). Fumigant Gaz halinde etkili olan. Örneğin, Raisan (Metam-sodium). Fungisit Mantar ilacı (Fungicide).

G

Geniş etki alanı Bir ilacın çok sayıda kültür bitkisinde farklı türdeki birçok zararlı, hastalık ya da yabanı ot üzerinde etkili olması durumu. Graminisit Buğdaygiller (Graminae familyası; kanyaş-geliç, darıcan-cinek vb) üzerinde etkili olan (Graminicide). Örnek, Cansasiper, Select Super.

H

Herbisit Yabancı ot öldürücü ilaç (Herbicide). Homojen Yeknesak. İki veya daha fazla maddenin, ilacın vb birbiri ile kararlı bir çözelti olarak karışması durumu.

I

IUPAC "International Union of Pure and Applied Chemistry" kuruluşunun kısaltması. 1919 yılında kurulan bağımsız bir kuruluştur. Kimyasalların isimlendirilmesi, kayıt altına alınması gibi gibi işlevleri vardır.

İ

İletim demeti Bitkilerde odun (Ksilem=xylem) ve soymuk (Floem) borularına verilen ortak isim. Bitkilerde, topraktan köklerle alınan su ve mineral maddeler odun borusu yardımıyla üst organlara taşınır; yapraklarda oluşan fotosentez ürünleri (Asimilatlar) ise soymuk (Floem) borusu tarafından köklere iletilir. İnhibitör Engelleyici (Inhibutor). İnsektisit Böcek öldürücü (Insecticide). İntaş Çimlenme. Bitki tohumlarının çimlenmesi karşılığında kullanılan Arapça kökenli bir terim. İzomer Aynı kimyasal formüle sahip kimyasal maddelerin yapısal formüllerinin değişik olması durumu. Örneğin, Alpha-cypermethrin Cypermethrin'in alpha izomeridir.

K

Kalıntı Bkz. Bakiye. Kalibrasyon İlaç uygulamalarından önce, belirli miktarda ilaçlı su ile ne kadar alanın ilaçlanabileceğin hesaplanabilmesi için yapılan ölçüm işlemi (Calibration). Kaplama İlaçlama sırasında bitki yüzeyinin ilaçlı su ile ıslatılmasının derecesi. Özellikle kontakt etkili ilaçlarda, istenen etkinin alınabilmesi için hedef organların tamamen ıslatılması istenir. Bu durum kaplama ilaçlama olarak isimlendirilir. Karışabilirlik İlaçların birbiri ile karıştırılması durumunda, birbirlerinin fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerini etkileme durumu (Compability). Bir karışımın fiziksel ve kimyasal olarak uygun olması, o karışımın her durumda uygulanabileceği anlamına gelmez. Bu anlamda uygun olan bazı karışımlar biyolojik etkinlik açısından sakıncalı olabilir. Bu durumda antogonostik etkiden söz edilir. Karmaşık ve çok yönlü bir konudur. Karıştırıcı Zirai mücadele aletlerinde, ilaçlı suyun tankın içinde devamlı olarak karıştırılmasını sağlayan düzenek (Mixer). Kesek Toprağın tavında işlenmemesi sonucunda, işleme sonrasında tarlada oluşan iri toprak blokları. Tezek. Bu durumdaki toprak kesekli ya da tezekli olarak isimlendirilir. Kil Toprak partiküllerinden genellikle 0.002 mm'den küçük olanlarına verilen isim. Kitin Bazı zararlılarda bulunan sert yapıdaki dış iskelet (Chitin). Kloroz Sararma. Bitkilerde besin maddesi eksikliği ya da herbisitlerin etkisi sonucunda meydana gelen ve yeşil rengi veren klorofilin parçalanması sonucu oluşan sararmalar (Chlorosis). Kolinesteraz Kanda ve karaciğerde bulunan bir enzim. Konsantrasyon Bir ilacın ne kadar su ile karıştırılacağını ifede eden değer. ppm ya da örneğin, 100ml/100 litre su şeklinde ifade edilir. Kontakt etki Bkz. değme etkisi. Koruyucu Bitki patojenlerinin bitkiye girişine (Penetrasyon) engel olmak suretiyle etkili olan, tedavi edici özelliği olmayan. Örneğin, Mancozeb. Koza Pamuk bitkisinin meyvesine verilen isim (Boll). Ksilen Dimethyl benzene'in ticari adı (Xylen). İlaç formülasyonlarında çözücü (Solvent) olarak kullanılır.

L

Larva Bazı zararlılarda yumurtadan sonraki ilk hayati dönem. Örneğin, Yeşilkurt larvası. Bazı zararlılar larva. LD50 Bir canlı topluluğunun %50'sinin ölümüne neden olan doz seviyesi. İlaçlarda zehirlilik düzeyini ifade etmek için kullanılır ve genellikle sıçanlarda akut ağızdan LD50 değeri şeklinde verilir. İlaçların üzerinde yer alan DİKKAT, ZEHİRLİ gibi işaretlerin hangisinin kullanılacağını ilacın formülasyon şekli (katı-sıvı) ve LD50 değeri belirler. Lezyon Yara. Lokal sistemik Bitki bünyesine giren, ancak bitkinin diğer organlarına taşınmayan, girdiği organda dağılan ilaçlar için kullanılan bir deyim.

M

Mahlül İlaçların su ile karıştırldıktan sonraki hali. İlaçlı su. Mayi Sıvı. Meme Zirai mücadele aletlerinde püskürtmenin şeklini belirleyen en uç konumdaki düzenek. Konik, içi boş huni, yelpaze meme gibi çok sayıda türü vardır. Meristematik doku Bitkilerin kök ve gövde uçlarında bulunan, büyüme ve gelişmeyi sağlıyan dokular. Bulundukları yere göre apikal, interkalar, lateral; kökenlerine göre primer, sekonder olarak isimlendirilirler. Mide zehiri Zararlılar üzerinde etkili olabilmesi için emgi ya da kemirme yoluyla ağızdan alınması gereken etkili madde. Mollusisit Salyangoz gibi yumuşakçalar üzerinde etkili olan ilaç. Monokültür Bir yörde sadece bir kültür bitkisinin hakim olması durumu. Orta Anadolu Bölgesi monokültür hububat tarımı açısından bir örnektir. MRL Tarım ürünleri için kabul edilen azami ilaç kalıntısı miktarı (Maximum Residue Level). PPM olarak ifade edilir. Mukavemet Daynıklılık, direnç. Münavebe Bitki nöbeti. Bir kültür bitkisinin vejetasyonu sona erdikten sonra takip eden vejetasyon döneminde aynı tarlada farklı bir kültür bitkisinin yetiştirilmesi. Örneğin, Marmara Bölgesi'nde Ayçiçeği - Buğday münavebesi.

N

Nadas Bir kültür bitkisinin vejetasyonu sona erdikten sonra bir vejetasyon dönemi boyunca tarlanın boş bırakılarak dinlenmeye alınması. Nekroz Benek. Örneğin elma karaleke hastalığı sonucunda yaprak ve meyveler üzerinde oluşan koyu renkli lekeler. Nematisit Nematodlar üzerinde etkili olan ilaç. Nematod Toprakta yaşıyan, çıplak gözle görünemeyecek kadar küçük boyutlarda olan bitkilerin köklerinde zarar yapan bitki parazitleri. Nimf Bazı bitki zararlılarında ergin olmadan önceki dönem (Nimph). Örneğin, kırmızı örümcek zararlısı ergin olmadan önce nimf dönemi geçirir. Nötr Toprak ya da suyun pH derecesinin 7 olması durumu. Bu durumda asidik veya bazik reaksiyon söz konusu olmaz.

O

Oral Ağız yolu ile, ağızdan.

P

Parazit Asalak. Genellikle zararlıların doğal düşmanlarından (Parazitoid) bir bölümünü tanımlamak için kullanılır. Yumurta, larva, ergin paraziti gibi değişik türleri vardır. Penetrant Girişim etkisi olan, bitki bünyesine giren. Fungus sporlarının çimlenerek çim borularının bitki içerisine girmesi penetrasyon (Penetration) olarak ifade edilir. Pestisit Zirai mücadele ilacı. Petal Bkz. Taç yaprak.
PHI Son ilaçlama ile hasat arasında geçemesi gereken süre (Pre Harvest Interval). Gün olarak ifade edilir. Bekleme süresi olarak da isimlendirilir.
Polikültür Bir yörede farklı türlerde kültür bitkilerinin tarımının yapılması durumu. Örneğin, Ege Bölgesi polikültür tarım yapılan bir bölgedir. Post-emergence Çıkış sonrası dönem. Yabancı ot ilaçlarında uygulamanın, kültür bitkisi ve yabancı otların topraktan çıkışından sonra yapılacağını ifade eder. PPM Milyonda 1 kısım (Örneğin, litrede 1 mg gibi). Konsantrasyon ölçüsüdür. Örneğin, 100 lt suya 1gr. etkili madde 10 ppm lik konsantrasyona karşılık gelir. Predatör Zararlılar üzerinde beslenen faydalı böcek ya da akarlardan bir bölümüne verilen isim. Pre-emergence Çıkış öncesi dönem. Yabancı ot ilaçlarında uygulamanın, kültür bitkisinin ekiminden sonra, ancak kültür bitkisi ve yabancı otların topraktan çıkışından önce yapılacağını ifade eder. Preparat Formüle edilmiş etkili madde. Hazır ilaç. Pre-planting Ekim öncesi dönem. Yabancı ot ilaçlarında uygulamanın, kültür bitkisinin ekiminden önce yapılacağını ifade eder. Pupa Bazı bitki zararlılarında ergin olmadan önceki dönem. Örneğin, yeşilkurt zararlısı ergin olamadan önce pupa dönemi geçirir. Pülverize etme Pülverizatör yardımıyla ilaçlı suyu hedefe ulaştırma. İlaçlama yerine de kullanılır. Püskürtme Pülverizatör ya da başka bir alet yardımıyla ilaçlı suyu hedefe ulaştırma. İlaçlama yerine de kullanılır.

R

Reaksiyon Tepkime. Genellikle kimyasalların asidik-bazik ya da nötr olduklarını belirtmek için kullanılır. Repellent Kaçırıcı. Zararlılar üzerinde öldürücü etkisi olmayıp, onları uygulama yapılan alandan uzak tutan kimyasallar. Rezidü Bkz. Bakiye. Rezidüel etki Kalıcı etki. İlaçların uygulamadan sonra bir süre biyolojik etkinliklerini devam ettirmesi durumu. Örneğin Canfuran 5 G rezidüel etkisi uzun bir ilaçtır. Rezistans Bkz. direnç. Rizom Köksü gövde. Bazı çok yıllık bitkilerde bulunan ve üzerlerindeki gözler sayesinde aynı bitkiden fakat farklı bir yerde sürmelerini sağlayan toprak altı gövdeleri. Örneğin, Kanyaş tohumdan olduğundan daha çok rizomları aracılığıyla çoğalan bir yabancı ottur. Toprak işlemesi sırasında rizomların parçalanması durumunda her parça bağımsız bir kök haline gelir. Dar yapraklı yabancı ot ilaçlarında uygulama sonrasında ve toprak nemine bağlı olarak sonradan meydana gelen çıkışlar bu parçalanan rizomlar sayesinde olmaktadır ve sıklıkla bu durum ilaçların etkisinde eksiklik olarak yorumlanmaktadır. Halbuki gerçek böyle değildir. Bunlar, uygulama sırasında henüz toprak altından çıkmayan bağımsız rizom parçalarıdır.

S

Seçici (Selektif) Belirtilen tür ya da türler üzerinde zararlı etkisi olmayan anlamında. Özellikle yabancı ot ilaçları için kullanılır. Örneğin, Cansasiper geniş yapraklı kültür bitkilerine seçici bir yabancı ot ilacıdır. Bazı ilaçların faydalı böcekler üzerinde zararlı etkisi olmadığını belirtmek için de kullanılır. Selektif Bkz. Seçici. Semptomatik Belirtilere göre yapılan uygulama. Genellikle tarım ilacı zehirlenmelerinde, söz konusu etkili maddenin herhangi bir antidotu olmaması durumunda, tedavi yaklaşımının ortaya çıkan belirtilere göre ele alınacağını belirtmek için kullanılır. Sinerjistik Birbirinin etkisini arttırıcı. Birden fazla kimyasalın karıştırılması durumunda birbirlerinin etkisini arttırmasını ifade eder. Sistemik Bitki bünyesine girerek etkili olan. Sistemik etki her durumda aynı tarzda ortaya çıkan bir mekanizma değildir. Etkili madde ve uygulama şekline göre değişkenlik gösterir. Bazı ilaçlar, kökler tarafından alınarak acropetal (Apoplastic) yolla üst organlara taşınır, bazıları yapraklardan alınarak basipetal yolla köklere ya da acropetal yolla üst organlara taşınır, bazıları örneğin yapraklar tarafından alınır, ancak diğer organlara taşınmaz, bu durumda lokal sistemik etkiden bahsedilir. Bitki içerisindeki hareket, iletim demetleri (Odun=ksilem=xylem; soymuk=floem) ile sağlanır. Solüsyon Çözelti, eriyik. Sörfektan Bkz. yayıcı-yapıştırıcı. Spor Funguslarda (Mantarlarda) bir çeşit üreme organı. Ascospor, zoospor, conidiospor gibi çok sayıda çeşidi vardır. Birçok mantari hastalıkta bulaşma (Contamination) etmenin sporları aracılığıyla olur.
Stimülant Uyarıcı, teşvik edici (Stimulant). Bitki gelişimini uyaran ve teşvik eden kimyasallar için kullanılan bir terim. Örneğin, Atonik.
Stolon Sürünücü gövde. Bazı bitkilerde toprak üzerinde sürünerek ilerleyen gövde şekli. Örnek, çilek ve karpuz.

Ş

Şaşırtma Göçürme. Örneğin Tütün, Domates gibi doğrudan tarlaya ekilmeyen kültür bitkilerinde fidelerin fidelikten ya da potlardan alınarak yetiştiricilik yapılacak tarlaya dikilmesi işlemi.

T

Taç yaprak Çiçeklerde çekiciliği sağlayan yapraklar (Petal). Çiçek diyagramında çanak yaprakların (Sepal) hemen üzerinde yer alırlar. Tam çiçeklenme Bitkilerde çiçek taç yapraklarının en az %70'inin döküldüğü dönem. Tüm çiçeklerin döllenme olgunluğuna geldiği dönem. Tank karışımı Bkz. Tank-mix. Tank-mix Tank karışımı. Birden fazla bitki koruma ürününün ilaçlama öncesinde birbiri ile karıştırılarak bir kerede aynı aletle karışım halinde uygulanması. Tarak Pamuk bitkisinde çiçekten önce gelişen ve içinde çiçek taslağını barındıran organ. (Square). Tav Toprağın tarla kapasitesine kadar suyla doymuş olma durumu. Tedavi edici Fungisitler için kullanılan bir terim. Tedavi edici etkiden fungisitin, fungusun (Mantarın) inkubasyonu (kuluçka, incubation) döneminde etkili olması anlaşılır. Sıklıkla eradikan etki ile karıştırılır. Tedavi edici etki, hastalık ortaya çıktıktan sonra görülen belirtileri (nekroz, lezyon, fungal örtü vb) ortadan kaldırıcı bir etki değildir, sadece fungusun kuluçka dönemi içinde bertaraf edilerek belirtilerin ortaya çıkması (hastalığın kendisi) önlenir. Tee-jet meme Yelpaze meme çeşidini ifade etmek için kullanılır. Aslında ticari bir markadır. Bkz. Yelpaze meme. Tek yıllık Hayatiyeti bir vejetasyon dönemi bittiğinde sona eren kültür bitkileri ya da yabancı otlar için kullanılan terim (Annual). Örneğin, buğday, gelincik. Teknik madde İçerisinde belirli miktarda etkili madde bulunan kimyasal. Teknik madde safiyeti etkili maddelere ve üreticilere bağlı olarak değişkenlik gösterir. Temas etkisi Bkz. değme etkisi. Terkip İçerik. Aynı zamanda etkili madde anlamına da gelir. Örneğin, Lambda-cyhalotrin terkipli ilaçlar. Toksisite Zehirlilik (Toxicity). Bir kimyasalın canlı organizmalar üzerinde yarattığı olumsuz etkiyi ifade eder. Akut, kronik vb çeşitli evrelerde ortaya çıkabilir. Translaminar Yaprağın bir yüzeyinden diğer yüzeyine geçme özelliği. Örneğin, Hexythiazox yaprağın üst yüzüne uygulandığında translaminar özelliği sayesinde yaprak alt yüzeyine bulunan kırmızı örümcek yumurtalarını da etkiler.

U

Uçucu Gaz haline gelen (Volatile). Uçuculuğu yüksek (DDVP gibi) ilaçlar için kullanılan bir terim.

V

Vejetasyon Bitkilerde bir yetiştirme döneminin ifadesi. Temel olarak tohumdan-tohuma kadar olan dönem. Ancak, bitkinin faydalanılan organına göre bu durum değişkenlik gösterir. Örneğin, ıspanak gibi bitkilerin yaprağından yararlanıldığı için vejetasyon dönemi çok daha önce sona erer. Vejetasyonun süresi ve hangi dönemde kesileceği kültür bitkilerine ve yetiştirme amacına göre (silajlık mısır gibi) değişkenlik gösterir.

Y

Yan etki İlaçların asıl etki alanları dışında başka etkilerinin bulunması. Örneğin bir insektisitin aynı zamanda kırmızı örümcek erginleri üzerinde de belirli bir etkisinin bulunması durumunda yan etkiden söz edilir. Yan etki terimi, belirli bir organizma üzerinde kabul edilir etki olmamakla birlikte, ölçülebilir bir etki olduğunu ifade eder. Yan etkiye konu olan zararlının hakim zararlı olması durumunda söz konusu ilaç önemini yitirir. Bizdeki kullanımı beşeri ilaçlardaki yan etki (Side-effect) kavramından farklı anlamdadır. Baskı olarak da adlandırılır. Yaprak dökücü Defolyant (Defoliant). Özellikle pamukta makinalı hasadı kolaylaştırmak amacıyla yoğun olarak kullanılırlar. Yayıcı - Yapıştırıcı İlaç uygulaması sırasında ilaçlama zerrelerinin örneğin bitki yaprakları üzerinde dağılarak yapışmasını sağlayan yardımcı maddeler (Surfactant). Ionik ve non-ionik olarak ayrılırlar. Ayrıca farklı kimyasal özelliklere sahip çok sayıda çeşidi vardır. Yaygın kanının aksine her yayıcı-yapıştırıcı tüm ilaçlar için uygun değildir. Rastgele kullanılmaları ilaçların etkinliği üzerinde olumsuz etkide dahi bulunabilir. Bu nedenle özellikle bazı herbisitlerde, ilaçla birlikte o ilaca özel yayıcı-yapıştırıcı da birlikte verilmektedir. Yelpaze meme Konik, huni gibi meme tiplerinden farklı olarak onlardan daha geniş açılı ve püskürtmeyi doğrusal bir hat üzerinde gerçekleştiren meme tipleri için kullanılır. İri damla üretmeleri ve sürüklenmeye daha dayanıklı olamalarından ötürü genellikle yabancı ot ilaçlarının uygulamasında tercih edilirler. Ayrıca havadan ilaçlamalarda kullanılır. 80-110 vb değişik açılarda çok çeşidi vardır. Ticari bir marka olan Tee-jet, yelpaze memeyi ifade etmek için yaygın olarak kullanılır. Yok edici Eradike edici, eradikan (Eradicant), belirtileri ortadan kaldırıcı.
BU İÇERİĞİ PAYLAŞABİLİRSİNİZ